Bir insanı işe alırken ilk ne istenir?

Bir özgeçmiş değilmi.

Bir insanın gelecekte hangi işleri yapabileceği, neleri başarıp başaramayacağı özgeçmişinden anlaşılır.

Peki işe eleman alınırken özgeçmişe bakılırda bir devletin başına gelen kişinin özgeçmişine bakılmaz mı?

Bakılmalı tabi.

O halde Suriye’nin başına gelen Ahmet El Şara’nın özgeçmişine bir bakalım.

*

Golan tepelerinden Riyad’a göç eden sünni bir ailenin çocuğu olarak 29 Ekim 1982 yılında Riyad’da doğuyor, Şam’da büyüyor. 2003’de Irak El Kaidesi’ne katılıyor. ABD yakalıyor 2006-2011 yılları arasında hapis yatıyor.  Esad’ın Baas Diktötürlüğüne karşı Suriye Devrimi’nin gerçekleştiği dönemde serbest kalıyor.

2012 yılında El Nusra Cephesi’ni kuruyor.  Hapisten çıkan bir kişinin önemli bir destek olmadan bir örgütü kurup sevk ve idare etmesi kolay değil.  ABD 2013’de ‘Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Terörist’ olarak listeye alıyor.

Ahmet El Şara, 2016 yılında uluslararası cihatçılıktan ziyade Suriye'deki yönetime odaklanarak, uluslararası meşruiyet arayışına giriyor. 

2017 yılında Eş-Şara, El-Nusra'yı diğer örgütlerle birleştirerek Hey'etu Tahrîri'ş-Şâm'ı kuruyor  ve 2017 ile 2025 yılları arasında örgütün lideri olarak görev yapıyor. 

2024'te Suriye'nin fiili lideri olduktan sonra, ABD  yetkilileri ile görüştü ve yedi yıl önce başına koyulan 10 milyon dolarlık ödül teklifi iptal edildi.

10 Ocak 2025'te Eş-Şara, Suriye'nin cumhurbaşkanı oldu ve HTŞ ile diğer tüm silahlı grupların ve Suriye Baas Partisi'nin feshedilmesi emrini verdi.

-

22 yaşından 43 yaşına kadarki tüm hayatı, yani 21 yılı; el-kaide, el nusra, uluslararası cihadçılık faaliyetleri içinde geçiyor.

Bu süreçte lideri olduğu örgütün gerçekleştirdiği çok sayıda terörist faaliyetin birinci derece sorumlusu.

Demokrasi ile, insan hakları ile, hukuk ile, üretim ile, bilim ile uzaktan yakından ilgisi yok. İşi gücü;  öldürme, işgal etme, hakim olup hükmetme.. Hiçbiri uluslararası hukuka uygun değil.

*

‘Bana arkadaşını söpyle sana kim olduğunu söyleyeyim’ diye bir söz var.

Ahmed Eş-Şara, Türkiye İçişelire Bakanlığı’nın ‘Terörden arananlar’ listesinde olduğu ortaya çıkan Ömer Çitçi’yi Tuggeneral olarak atamış.

.Now Haber’den Alican Uludağ’ın haberine göre, Çiftçi’nin ismi İçişleri Bakanlığı’nın ‘Terör Arananlar’ listesinden, haberin ortaya çıkması üzerine, bir gecede kaldırıldığı ortaya çıktı.

Ne beklemek lazımdı ki. Böyle bir özgeçmişi olan kişi,  kendisi gibi birini atayacaktı heralde. Gayet normal..

*

Şimdi böyle bir geçmişi olan insandan; demokratik, hukuka bağlık bir devlet, bir devlet yönetimi beklemek hayaldir.

Nitekim  Suriye’de bir süredir; Lazkiye, Tartus, Hama, Humus illeri merkezi ve kırsalında yaşanan insanlık dışı olaylar, katliamlar gerçekleşmeye başladı.

Görüntülere yansıyanlar vahşet. İnsanlık suçu. Uluslararası mahkemelerde yargılanıp hüküm giymeyi gerektirecek hak ihlalleri ve katliamlar.

Sorgusuz sualsiz insanları kurşuna dizmek. İnsanların evlerini barkların yakmak, yıkmak, talan etmek. Bunların sonunun gelme ihtimali da az.

Ne yazık ki, böyle bir olayların gerçekleştiği dönemde yaşama talihsizliğini yaşıyoruz.

Ve müthiş bir duyarsızlık.

Oysa insanlığı dün; Halepçe’de, Bosna’da, buğün Gazze’de, Suriye’de gerçekleşen;  vahşete, insanlık dışı uygulamalara; amasız, fakatsız karşı durması gerekir.

*